ada kek

24 Mart 2016 Perşembe

Rezeneli Yeşil Mercimek Salatası (vejetaryan)



     Bakliyatların faydası artık hepimizce biliniyor. Bakliyatları normal yemek şeklinde pişirmekten bıkanlar için, harika bir kurtarıcı bence bu salatalar.
     Hem de her öğünde sofralarımızda yer alabilir. Çay saatlerinde, akşam yemeklerinde, meze olarak, canımızın sıcak bir şey yemek istemediği yaz aylarında, diyet yaptığımız zamanlarda..
    Yazın sıcak bakliyat yemek insanın aklına gelmez ama, salata şeklinde soğuk olarak her zaman soframızda bulundurabiliriz
     Sağlıklı yaşamın da gereği diyorum.
     Üstelik vejetaryanlara uygun.
Malzemeler
  • 1 sb yeşil mercimek
  • Yarım demet maydanoz
  • 6 adet yeşil soğan
  • 2 yk elma sirkesi
  • 3 yk sızma zeytinyağ
  • 6 dal rezene
  • 6 dal dereotu
  • tuz
  • pul biber



Yapılışı
  • Mercimeği 2 sb su ile biçimlerini kaybetmeyecek şekilde haşlıyoruz. Ve soğumaya bırakıyoruz.
  • Diğer yanda elma sirkesi, tuz ve zeytinyağını birleştirip çatalla hafif çırpıyoruz.
  • Mercimeğin yeşilliklerini kattıktan sonra tuz ve biberini ilave edip karıştırıyoruz.
  • En son zeytinyağlı sosu ilave edip hafifçe harmanlayıp servis ediyoruz.
  • Rezeneyi kokusu nedeni ile sevmeyenler vardır.Rezene yerine 2 kat fazla dereotu doğrayıp salatanıza katabiliriz.
  • Afiyetler olsun.

21 Mart 2016 Pazartesi

Topkapı Konyalı Lokantası

     Soğuk bir Mart günü içimizi ısıtan bir mekanda olmak, sonsuz güzelliğiyle boğazı seyretmek kadar güzel ne olabilirdi ki.
     Yasemin Kokulu bir Hayat blogunun sahibi  Sevgili Yasemin'in davetlisi olarak Topkapı Konyalı Restorant gitmek üzere blogger arkadaşlarla buluştuk.


      Konyalı Lokantası Topkapı Sarayı Müzesi içerisinde 1969 yılından itibaren hizmet vermeye başlamış. Topkapı Sarayburnu kapısına daha yakın. Ancak Topkapı Müze giriş Kapısından giriş yapıp Sarayı gezdikten sonra dinlenme molasında da Konyalı'da oturup manzara eşliğinde de keyif yapabilirsiniz.


     Mekanın işletmeni ve 5. kuşak sahiplerinden olan Ahmet Can Doğrubey ve Wish projest Temsilcisi Merve ile Emel  Öztürk Hanımlar bizleri güler yüzleri ile karşıladılar.


     Konyalı'nın tarihçesinin 1897 yıllarına kadar uzanıyor olması bizleri hem şaşırttı hemde çok mutlu etti. Böyle güzel lezzetler ve hizmetlerin babadan oğula tabiriyle genç kuşaklar tarafından işletilmesine artık çok nadir olarak rastlıyoruz.


     Yemeğimize başlamadan tatdığımz Gül ve Limon şerbeti ile özel karışımlı Saraylı Şerbeti mükemmel lezzetlerdi.
     Biliyorsunuz Osmanlı da şerbetleri özel bir yeri vardır. Bu arada tatdığımız şerbetlerin hiçbirinde şeker kullanılmadığını öğrendik. Harika değil mi?
     Mekanda, Lohusa Şerbeti olarak bilinen  lezzette, sipariş üzerine arzu edenlere büyük miktarda hazırlanarak gönderilebiliyor.


     Başlangıçlar... zeytinyağlılar imambayıldı, kereviz ve yaprak sarması hepsi çok fresh bir görüntü ve tat ile servis edildi. Biliyorsunuz İmam Bayıldı'nın soğanı çok önemlidir. O kadar güzel sotelenmişti ki, hiç rengini kaybetmeden şeffaf bir şekilde pişirilmiş olarak sunuldu. Bu arada kullanılan zeytinyağının da güzel bir lezzete sahip olduğu hemen hissediliyordu.


     Ara sıcak olarak bakır kapaklı kapların içinde sunulan ıspanaklı böreğin hamuru çok güzeldi. Ancak iç malzemesi olarak konulan ıspanağın biraz fazla cömert kullanıldığını düşünüyorum.


     Etli kara lahana sarmasının boyutu olması gerektiği gibiydi, sosuyla beraber güzel bir lezzet elde edilmiş.
     Aynı anda açılan pirinç kapaklı özel lezzet hepimizi mest etti. Malzemesi Balıkesir den alınan Kuzu Tandır'ın yağındaki lezzeti ve kabuk kısmının orantılı kızarması ile oluşan tat mükemmeldi diyebilirim. O an masada Vedat Milor'u andım. Sanırım bu kuzu tandırda ki yağın lezzetini tatmış olsa idi 10 puan verirdi eminim.


     İstanbul'un ortasında Keşkek yemek, hemde yöresi kadar lezzetli.. Ancak bu kadar olabilir.  Beğendili, keşkek ve iç pilav eşliğinde lezzetli bir Kuzu Tandır yemek isterseniz Konyalı'ya buyurun diyorum.


     İlk kez taddığım Portakallı Baklava ile tatlı menümüze geçtik. İncir, kayısı tatlıları ile baklava sunumunun favorisi kesinlikle Portakallı Baklava yemeden dönmeyin.


     Tatlı olarak ayrıca Aşure, kadayıf gibi tatlı çeşitleri de mevcut.


     Mekanın tek eksisi ve mecburiyeti Topkapı Sarayı ile beraber akşam saatlerinde  kapanıyor olması.
Sabahları bruch gibi uzun kahvaltılar verilmese de börek çeşitleriyle çay , kahve eşliğinde kahvaltı yapabilirsiniz.
     Sık sık protokol ve özel misafirler ağırlayan mekanda istenirse yemek eşliğinde mini orkestra ile müzik dinlemek mümkün.


     Yemek sonrası Topkapı sarayı bölümlerini Konyalı'nın bir jesti olarak gezerek günü tamamlamak harikaydı.
     Güler yüzlü hoş ağırlama için, Ahmet Can Doğrubey'e  iletişim  sevgili Emel ve Merve Öztürk'e Konyalı tüm çalışanlara, bu harika davet için sevgili Yasemin'e ve hoş sohbetleri için tüm blogger arkadaşlarıma çok teşekkürler.
     Açık ve kapalı mekan bölümleri bulunan Topkapı Konyalı Lokantasında nefis manzara eşliğinde lezzetler keşfetmek isterseniz iletişim bilgileri burada.


KONYALI İLE TOPKAPI SARAYI’NDA
 TARİHE LEZZET YOLCULUĞU... 

119 YILLIK LEZZET YOLCUĞU VE EŞSİZ LEZZET DENEYİMİ KONYALI'DA... 

1897’den bu yana enfes Saray mutfağını özenle sunan, dünyanın en iyi müze restoranları arasında gösterilen ve sayısız ödüle layık görülen Konyalı Lokantası, eşsiz manzarası ve leziz tatlarıyla tarihi bir gezi arası verilebilecek en güzel mola… 
Topkapı Sarayı'nda tarihsel bir yolculuk esnasında sizi tamamen saran ambiyansı ve eşsiz İstanbul manzarası bu yolculuğunuza unutulmaz bir deneyim sunuyor. Saray Mutfağı’nın vazgeçilmezleri ile özenle hazırlanan menüde, zeytinyağlı başlangıçlardan, Türk damak tadının vazgeçilmezi döner çeşitlerine, incik kebabından Konyalı’nın spesiyal kebabına kadar bir çok lezzeti bir araya geliyor. Ayrıca ayrı bir alanda Cafe alanı ile de misafirlerini ağırlayan Konyalı'da espresso'dan sahlep'e, nefis tatlılardan, türlü türlü sıcacık böreklere geniş lezzet seçenekleri de sunuluyor.  
Bu lezzet yolculuğunun başarı sırrını Konyalı’nın 5. Kuşak temsilcisi Can Doğanbey şöyle anlatıyor; '' Konyalı bizlere bir kültür mirası gibi, 117 yıldır aynı mirasa özenle sahip çıkmak için aralıksız çalışıyor, sürekli hizmet standartlarımıza yenilikler sunuyoruz. Konyalı artık yalnızca bize ait bir marka değil Türkiye'yi gururla yansıtan bir kültür mirası ve biz bu mirasa özenle hizmet etmeye çalışıyoruz. Konyalı Restaurant olarak Ulu önder Atatürk'ten, İngiltere Kraliçesi Majeste Elizabeth II' ye, Pakistan Başkanı Benazir Butto'dan Amerika eski başkanı Richard Nixon'a kadar dünyanın dört bir yanından gelen pek çok devlet büyüğünü, ünlü sanatçıları Kral ve Kraliçeleri ağırlama onuruna eriştik ve sayısız uluslararası ödüle layık görüldük. Bu yalnız bizim değil, bizleri 119 yıldır ziyaret eden misafirlerimizle ortak başarımızdır ve misafirlerimizin ailemize emanetidir. Bu emanete layık olmak için sürekli çalışıyoruz. Yalnızca mekanımızda değil çalışanlar olarak da Dünya standartlarında en iyiyi sunmak üzere kendimizi de geliştiriyoruz, misal ailemiz, bende dahil Dünya’nın restorancılık anlamında sayılı üniversitelerden olan “Les Roches International School of Hotel Management” mezunudur.
Sizleri de İstanbul’un eşsiz manzarası eşliğinde tarih kokan bir lezzet yolculuğu deneyimlemek için Topkapı Sarayı’nda Konyalı Lokantası’na bekliyoruz.

Rezervasyon için: Tel: 0212 513 96 96 veya www.konyalilokantasi.com online rezervasyon linkini kullanabilirsiniz.





   

17 Mart 2016 Perşembe

Feriye Lokantasında Tursil Jel Lansmanı

     Feriye lokantasında kahvaltıya bir davet aldım. Biliyorsunuz İstanbul'da  boğazı seyrederek yemek yemek, kahvaltı yapmak, çayınızı yudumlamak zevki ayrı güzeldir.

 
   Tursil markasını Türkiye'de duymayan bilmeyen kimse yoktur eminim. Yıllardır güvenilir bir marka olan Tursil'in artık çamaşır yıkamada kullanılan Tursil Jel ürünü var.

!

     Müge Akay'ın Tursil Lansmanı daveti,  Sevgili Vatan Şaşmaz'ın sunumu ve marka yüzü kraliçemiz Neşe Erberk'in  katılımıyla blogger arkadaşlarımızla harika saatler geçirdik.


     Bir Türk Henkel Markası olan Tursil Jel'in kısaca harika özelliklerinden bahsetmek istiyorum.

  • Tursil Jel ile hem beyaz, hem renkli çamaşırlarınızı yıkayabiliyorsunuz.
  • Renkliler canlı, beyazlar daha parlak oluyor.
  • Leke çıkarıcı formülü var. Anında eriyip lekelere yapışıyor.
  • Çamaşırlarımız da mis gibi kokular kol geziyor.
  • Her tip  çamaşır makinesinde hatta elde yıkamaya uygun.
  • Çamaşır üzerinde kalıntı bırakması mümkün değil.
  • Üstelik doğayı da koruyoruz.

      Bu güzel özellikler hakkında Henkel yetkililerinden harika bilgiler edindik. Bilinçli tüketici olmanın önemini bir kez daha anladık.
      Artık sloganımız '' Çamaşır Çoksa Tursil'le Yıka! ''



      Sıra geldi çamaşır makinası, Tursil Jel ve Ütü kazanma kampanyasına.....
      25.03.2016 - 30.04.2016 tarihleri arasında Tursil Jel dev boyutlu şişesi ile ne kadar çamaşır yıkanabileceğini yaklaşık olarak tahmin eden kişiler buradan www.tursilhesabi.com internet sitesinden yarışmaya katılabiliyor.
     Ayrıca İstanbul'da 25 Mart ta outlet, 1-2-3 Nisan da Cevahir, İzmir'de 8-9-10 Nisan da Optimum, Ankara'da 15-16-17 Nisan da Ankamall ve Bursa'da 22-23-24 Nisan da Özdilek AVM lerinde Tursil Jel in tanıtım ve yarışmalarına katılabilirsiniz.
     Bu güzel Lansman daveti İçin Müge Akay ile Tursil yetkililerine keyifli zaman geçirmeme katkılarından dolayı Vatan Şaşmaz ve Neşe Erberk'e ayrıca blogger arkadaşlarıma çok teşekkürler.

16 Mart 2016 Çarşamba

Sende Katıl Çocuklara Abi/Abla Olmaya Gidiyoruz

Sende Katıl, Çocuklara Abla/ Abi Olmaya Gidiyoruz Hadi

#biriyilikdesenyap
     Çocuk severiz değil mi? Ama kendi çocuğumuzu.......   Başkasının çocuğuna gelince hep uzaktan sevmeler söz konusu olur. 
     Şimdi tüm çocukları hatırlama zamanı.


      Biz Bloggerlar olarak 14 Mayıs 2016 Cumartesi günü saat 9.00-11.00 arası Küçükyalı Çocuk Yuvası 'na ablalar ve abiler olarak ziyarete gidiyoruz.
     Oradaki çocuklara bir günde olsa abla ve abi olarak destek olmak istiyoruz
  Aramızda yer almak isteyenlerin bizlere desteklerini esirgemeyeceklerinden eminim. Çocuklar için hep beraber....... Onlarda bizim çocuklarımız.
Ülkemizin her bir karışında yer alan çocuklar hepimizin çocuğu. Çocuklarımıza sahip çıkarsak geleceğe daha iyi bakabiliriz. Daha umutlu daha sevgi dolu bir dünya için önce çocuklarımızı sevip,  onlara güvenmeliyiz.
      14 Mayıs 2016 Çocuk Yuvası ziyaretimizde bireysel ya da kurumsal olarak katılım sağlamak isteyen herkesi aramızda görmek bizleri ve çocuklarımızı mutlu edecektir.
     Katkıda bulunmak isteyenler çocuklar için;
Kıyafet
Temizlik malzemesi
Kırtasiye gereçleri
Oyuncak
Kişisel bakım malzemeleri
Yiyecek ve gıda malzemeleri gibi ihtiyaçları olan her türlü malzeme için bizlerle iletişime geçmesi yeterli olacaktır.
Bir çocuğu da siz sevindirin ve o çocuğun gülüşünden içinize mutluluk aksın.

Bu  biz bloggerların ortak yayını olup yukarıdaki eksiklikler için firmalardan yada bireysel olarak da desteklerinizi bekliyoruz unutmayın!!!  #cocuklarhepimizin 

15 Mart 2016 Salı

Kolay Kinoalı Salata

     Ben bu salatayı henüz Kinoa ülkemizde marketlerde satılmaya başlamadan evvel yapıyordum. Ancak ulaşma imkanı zor olduğu için  Kinoa ile yapılan salata tarifi  paylaşmak anlamsızdı.
      Bir süredir artık büyük marketlerde kinoa yı bulabiliyoruz. Genelde 300 gramlık paketler halinde satılıyor, bu  kadarı bile hayli pahalı.


     Şimdilerde diyetisyenlerin gözdesi  olan kinoayı fiyatı nedeniyle henüz evlerimizde rahatlıkla kullanamıyoruz. Ama,... Besin açısından zengin bir nevi bakliyat olan kinoa yurt dışında o kadar uygun bir fiyata satılıyor ki inanamazsınız.
      Kinoa kullanmak istiyorsanız yurt dışında bir yakınınız varsa bence hediye olarak kinoa isteyin.
     Bir su bardağı kinoa ile mevsimine ve evinizde bulunan malzemelerle harika farklı salatalar yapabilirsiniz.


Malzemeler
  • 1 su bardağı kinoa
  • 1 çay bardağı nar taneleri
  • 1 çay bardağı körpe havuç
  • 1 adet dolma biberi
  • 3 adet kornişon turşu
  • 2 yaprak kıvırcık
  • 2 yemek kaşığı limon suyu
  • 2 yemek kaşığı susam yağı
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı


Yapılışı
  • Kinoaları yıkayıp bir tencereye alırız ve üzerini geçecek kadar su koyup kaynamaya bırakırız.
  • Yaklaşık 30 dakikada şekilleri değişip ( kıvırcık diyorum ben) kenarlarını patlatıp ay şeklinde uzantılar çıkarınca ocaktan alırız.
  • Suyu kalmış ise kinoaları süzüp soğmaya bırakırız.
  • Diğer tarafta körpe havuçları çok minik ( en fazla zar büyüklüğünde) doğrarız. 
  • Dolma biber ve turşuları da aynı büyüklükte doğrarız.
  • Bu malzemeleri ilave etmeden önce tuz , limonsuyu ve yağları ilave eder karıştırırız.
  • Daha sonra doğradığımız tüm malzemeleri ilave ederiz. En üstüne nar taneleri ve incecik doğranmış yeşilliklerin ilavesi ile salatamızı sunarız.
  • NOT; Susam yağınız yoksa 1 yemek kaşığı tahin ilave ederek de harika bir lezzet yakalayabilirsiniz.

Nü Happy Mutfak

     Gerçekten bu gün çok mutlu olduk.
     Neden mi?
     Bu gün sevgili Oya Emerk bizi Mutlu Yemekler, Mutlu Diyetler ve Mutlu İnsanlarla tanıştırdı.
     Beslenme Uzmanı Göknel Dumanlı ile etrafa pozitif enerji yayan Sim Okay Yener'in yolları kesişince diyeti sağlıklı ve zevkli yemek haline dönüştürdükleri Nü Happy Mutfak'ı hayata geçirmişler.
     Diyet yemeğinde %100 diyetisyen yemeği ile gurme lezzet istiyorsanız buraya buyurun diyeceğim.


     Nü Happy Mutfak sizlere sağlıklı , düşük kalorili ve lezzetli yemeklerinizi günlük olarak kapınıza kadar getiriyor. Sizin bu gün ne yiyeceğim, nasıl hazırlayacağım,şimdi alışverişi kim yapacak gibi düşüncelere kapılmanıza meydan vermeden her işi üstlenen kolaylıkları var.
     İsterseniz alerjik durumunuza veya en çok hoşlandığınız yiyecekleri belirterek, kendinize özel menüleri de yaratabilirsiniz.
     Taksim'de blogger arkadaşlarla buluşarak servis aracı ile Göktürk'e ulaştık. Nü Happy Mutfak Ofisi'nde önce boy ve kilolarımızla ilgili bilgi verdikten sonra, vücut kitle indekslerimizin belirlendiği ölçümler ve analizler yapıldı.


     Analizler sonrası hep beraber  Read&Rest Kitapevi'nin hoş cafesine geçtik. Bayanların elinin değdiği her halinden belli olan masa çok zevkli ayrıntılarla hazırlanmıştı.
     Sevgili Göknel Dumanlı, yaptırdığımız analizleri tek tek yorumlayarak bize nelere dikkat etmemiz gerektiği konusunda bilgiler verdi.
       Biliyor musunuz..?  sonuç alabileceğimiz bir kilo verme programına vücudumuz ancak 21 günde adapte olabiliyormuş.
       Unutmadan söylemem gereken bir konu var, lütfen masalarımızın üzerinden alkali suyumuzu eksik etmeyelim. Yeşil elma, salatalık ,limon dilimi, nane- fesleğen yaprağı bir sürahi dolu su suya ilave edilir ve gün boyu içilir.


     Akali su ne işe mi yarar? Akali su metabolizmamızı yavaşlatan asitleri etkisiz hale getirir ve vücudumuzdan atılmalarına yardımcı olur.  Akali su içmemiz için bu kadarcık bilgi bile yeterli sanırım.
      Şef Emrah Özkan bizlere harika bir menü hazırlamıştı. Çorba, salata, ana yemek, pilav ve tatlıdan oluşan bir menü.

      Zerdeçal çok severek kullandığım bir baharat , ancak kabak çorbasında hiç denememiştim. 115 kalorili Zerdeçallı Kabak Çorbası başlangıç yemeğimizdi.




     Deniz mahsullerinden oluşan Pazı Bohça 269 kalori. Bu lezzet bombasının içinde neler mi var.? Somon, Mezgit,Lagos balıkları ve mantar,... şahane bir lezzet yakalanmış.
     Renkli biberlerle lezzetlendirilmiş Siyah Pirinç Pilavı 150 kalori ile ana yemeğimizin yanında sunuldu.


   Avokadolu Kinoa Salata 150 kalori, Keçi Peynirli Amaranth Salata ise 170 kalori civarında kalori içeriyordu.  Bende kinoa salatası yapıyorum, ancak kalorisi biraz fazla arzu ederseniz buradan bakabilirsiniz.


     Tatlı olarak cheesecake ikram edileceğini duyunca çok şaşırmıştık. Kalorisi epeyce yüksek olacağını düşünürken 80 kalorili Kayısılı Activa ile yapılmış, labne, yulaf ve dondurulmuş çilek ile tatlandırılan Probiotik Cheescake yanında Türk Kahvesiyle muhteşem bir lezzetti.


     Kendimizi hiç diyet yemekler yiyormuş gibi hissetmedik. Bu çok güzel bir olay.
     Diyet yaparken insanın kendisini mutlu hissetmesi çok önemli. İşte Nü Happy Mutfak'ta mutluluğu ön plana çıkararak harika mutlu sağlıklı menüler yapmış. Vejeteryanlar, çocuklar, hamileler, detoks yapmak isteyenler,... gibi her türlü mutlu lezzetli menüleri mevcut.
     Bu güzel gün için Sevgili Oya Emerk ve güzel bilgilendirmeler için Göknel Dumanlı, Sim Okay Yener ile Nü Mutfak çalışanlarına, bizi misafir eden Read&Rest kitapevine çok teşekkürler.


Nü Happy Mutfak İletişim
0 212 322 23 71
0 212 322 63 76
    

10 Mart 2016 Perşembe

Anne Lezzetli Tavuklu Bazlama

    Günün her saati yenilebilen bazı yiyecekler vardır.  Ben zamansız yemekler diyorum.
     İşte Tavuklu Bazlama da böyle yemeklerden... zamansız her daim yenilebilir. Üstelik içinde anne lezzeti var.


     Her öğün dışında, işyerinde, piknikte, beslenme çantasında, acıktığına, evde yapılan toplantılarda, yolculuklarda, diyette vs.vs..

 Malzemeleri Yapılışı basit ve kolay çokta doyurucu üstelik.

Malzemeler 
  • 4 su bardağı un
  • 1 paket maya 
  • 1 tk tuz 
  • 1 tk şeker 
  • Ilık su
İç malzemesi için
  • 1 tavuk göğsü 
  • 1 adet domates
  • 2 sivri yeşil biber
  • 4 yk zeytinyağı 
  • Tuz-karabiber



Yapılışı 
  • Tavuk göğsünü haşlanması için su ile beraber ocağa koyarız. 
  • Hamur malzemeleri ile yumuşak bir hamur yoğurup, mayalanmasını için üzerini örtüp beklemeye alırız.
  • Haşlanmış tavukları elimizle minik parçalara ayırırız.
  • Biberleri ve Domatesleri incecik doğrarıp hazırlarız.
  • Tavaya sıvıyağ koyar, tavuk parçalarını ve biberleri hafifçe baharatlarınıda ilave ederek soteleriz.
  • Ocaktan indikten sonra domatesleri de ilave ederiz.
  • 2 katı kadar kabarmış olan hamurumuzdan tavamızın büyüklüğüne göre parçalar ayırırız.
  • Her bir parçayı yuvarlak bezeler halinde hazırlarız. 
  • Her bir bezeyi elimizle açarak  tavuklu içimizden koyar yarım ay şekline getiririz. 
  • Yanmaz tavada arkalı önlü pişiririz.
  • Bu kadar..... nefis anne lezzetinde bazlamalarımız hazır.
  • Fazlasını dondurucuya koyup daha sonrada kullanabilirsiniz.
  • Afiyetler olsun. 

8 Mart 2016 Salı

Nefesini keşfet

     Sadece doğru nefes alarak hayatınızı değiştirebileceğinizin farkında mısınız?
     Mimoza Yaşam Merkezinde  Ülker Uzun Polat ile tanışma fırsatı buldum. 2009 yılında yayınlanan Tam Benlik, 2011 yılında yayınlanan Ezber Bozduran, 2014 yılında yayınlanan Başka Bir Leonardo kitaplarının ardından yeni yayınlanan Nefesini Keşfet Kitabı ile 5 element nefesi çalışmasını bizlerle paylaşıyor.


     Nefesini Keşfet kitabı aynı zamanda içsel yolculuğumuzda bizlere rehberlik edecek bir yol haritası diyebilirim.
     Doğru nefes almanın iyileştirici ve dönüştürücü gücünü bu kitapta keşfedebilirsiniz. Aynı zamanda Nefes Terapisti olan yazarımız bu kitabında 5 Element nefesi çalışmalarını bizlerle paylaşıp, bedenimizle barışmamızı bir nevi tanışmamızı sağlıyor.
     5 Element nefeslerini Mimoza Yaşam Merkezin'de bir seansla öğrenmeye çalışırken özellikle ateş nefesinde zorlandığımı söyleyebilirim.
     Kitapta nefes çalışmalarının faydalarından, vücudunuzu rahatlatmak için yapacaklarınızdan, enerji bedenlerinize kadar pek çok bilgiler edinmek mümkün.


     Vücudunuzda yer alan 7 ana enerji bölgelerinizi biliyor musunuz? Enerji merkezlerimizi açarak dengeleyerek nefes çalışmaları ile işte bu kitapta 7 ana enerji bölgelerimizi öğrenmek mümkün.
     Güzel bir başucu kitabı, bölüm bölüm okuyup uygulamalar yapabilirsiniz.

    Yazarı kısaca tanıyalım mı?
    1967 doğumlu olan ÜLKER UZUN POLAT  Odtü Elektrik ve Elektronik mühendisliğini bitirerek iş hayatına başlamış, Daha sonra Özel Marmara Üniversitesi İşletme bölümünü tamamlamış. Şu an da İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde eğitimine halen devam etmektedir. Evli ve 2 çocuk annesi olan yazar, profesyonel iş hayatını sonlandırarak, hayatında önceliği huzur, denge ve mutluluk arayışına vermiştir. Bu süreçte kişisel gelişim üzerine, çok geniş yelpazede eğitimler almış ve Mimoza Yaşam Merkezini kurarak, edindiği bilgi ve tecrübelerini herkesle paylaşmayı bir yaşam biçimi haline getirmiştir.
     Yazarın bu konudaki bilgi birikimi, 2000 yılında Usui Reiki le başlamış,ardından NLP ile devam etmiştir. Ancak gerçek anlamda dönüşümünü, nefes terapistliği ile gerçekleştirmiştir. Hemen ardından Kuantum Yaşam ve Öğrenci Koçluğu, EFT, Access-Bars, Inner Speak, Kuantum Dokunuş, Osho Aile Dizimi, Osho Danışmanlığının Zen Yolu, Quantum Hipnoz, Serafim Enerjisi uygulayıcılığı eğitimlerinin tüm ileri seviyelerini almıştır. Ancak alanında sahip olduğu tecrübe, pek çok yerli ve yabancı eğitmenden kişisel gelişim eğitimleri ve uygulamalarından çok, danışanlarıyla yapmış olduğu binlerce özel seansa ve grup seminerlerine dayanmaktadır.


6 Mart 2016 Pazar

Kolay Krokan Yapımı

     Krokanlı pastaları ve kekleri çok seven  bir takipcim, benden evde yapabileceği krokan tarifi ve tahin yapma tarifi istedi. (Susamdan yaptığım tahin tarifini daha sonra fotoğrafladığım zaman paylaşacağım.)
     Krokanlı pastaları bende çok seviyorum.. Mümkün olduğu kadar az şeker kullanarak ve yakmadan yapmaya çalışıyorum.


     Krokanı yaparken  sizde içine fındık, badem gibi yemişler ekleyerek hem miktarı arttırıp, hem de daha az şeker kullanabilirsiniz.


     Bu krokanla keklerinize ve pastalarınıza lezzet ilave etmek çok kolay olacak. Hatta sütlü tatlılarınızın üzerini süslemede de kullanabilirsiniz.


        Malzemeler
  • 4 çorba kaşığı tozşeker
  • 1 çay bardağı fındık veya badem içi
  • 1 yemek kaşığı su
  • 2 damla limon suyu
Yapılışı
  • Yapışmaz bir tavaya şekeri koyarız. Yanmaması için 1 yemek kaşığı su ilave edilir,
  • Fındıkları veya bademleri irice çekerek ilave eder, sürekli ama yavaş yavaş tahta bir kaşıkla karıştırırız.
  • Fazla kararmadan rengi turuncu bir hal alırken 2 damla limonsuyu ilave eder, hemen karıştırarak ocaktan alırız.
  • Pişirme kağıdının üzerine yayarak dökeriz. Kaşığın ucu ile hafifçe vurarak kalın yerlerini parçalayarak birbirinden ayırırız.
  • Soğuduktan sonra istediğimiz boyutta ufalayıp kek ve pastalarınızda kullanabiliriz.
  • İsterseniz krokanı fındık olmadan aynı tarifle yapabilirsiniz.


3 Mart 2016 Perşembe

Çiçek Bakım Ve Tasarım Atölyesi

     Çiçeklere bakan herkesin yüzünde bir gülümseme oluştuğu doğrudur.  Gün boyu çiçeklerle beraber olmak harika bir duygu.


     Anadolu yakasında, Erenköy'de bulunan Florart adında Kesme Çiçek Tasarım Atölyesinden bahsetmek istiyorum.Sevgili  arkadaşım Şafağın Dünyası blogunun sahibi Şafak Kilimcigöldelioğlu 'nun daveti üzerine kendimi güzel bir günde bu atölyede buldum.


     Dünya Kadınlar günü öncesi Çiçek Tasarım Eğitmeni Buse Hekimci kesme çiçek bakım ve tasarım konusunda bizleri bilgilendirdi. Bloggerlar Paylaşıyor Etkinliği farklı güzel bir gün armağan etti bizlere.




     Zevkimize göre seçtiğimiz çiçeklerden dilediğimizce tasarımlar yaptık. Çiçeklerin verdiği güzel enerjiler bizlere adeta terapi etkisi yaptı.


     Eğitmenimiz Buse Hekimci'nin elinden Katılım Belgemizi aldık. Hoş sohbetler eşliğinde günü tamamladığımızda elimizde çiçeklerimiz le uğurlandık.


     Sizde kendinize veya sevdiğinize  Florart Atölyesinde  çiçekli bir gün hediye edebilirsiniz.
   


   Türkiye’nin ilk ve tek sadece eğitim odaklı “çiçek bakım ve tasarımı eğitimi atölyesi” 2014 yılında iki kadın girişimci tarafından hayata geçirilmiş. Florart İstanbul, Kurucu Ortağı ve aynı zamanda Çiçek Tasarımı Eğitmeni Buse Hekimci'nin 15 saat süren eğitiminin içerisinde;
  • A’dan Z’ye çiçek bakımı,
  • Çiçeklerin tedarik ve saklanma süreçleri,
  • Çiçek stilleri,
  • Çiçek mezatı gezisi,
  • Teorik çiçek tasarımı
  • Uygulamalı çiçek tasarımı
dersleri bulunuyor. Eğitimler, katılımcıların tercihine göre haftaiçi veya haftasonu gerçekleşebiliyor.Eğitim süresince yaptıkları çiçekler katılımcılara hediye ediliyor. Eğitim sonunda ise katılımcılara mesleklerinde ilerlerken iyi bir referans olacak Buse Hekimci onaylı“Katılım Belgesi” veriliyor. Florart İstanbul Çiçek Tasarımı Atölyesi, çiçek ve sanatı bir araya getirerek çiçek severlerle buluşuyor.  Hoşça vakit geçirten, bir terapi gibi rahatlatan ve çiçeklerin büyülü dünyasına davet edip onlara bir adım daha yaklaştıran 120 dakika süreli bu derslerde katılımcılar;  çiçek satın alırken nelere dikkat edilmesi gerektiği, ellerindeki çiçeklerin ömürlerini nasıl uzatabilecekleri, mevsimlere göre çiçek bilgileri ve çiçek tasarımında renk uyumu vb. konularında da bilgi sahibi oluyor.

2 Mart 2016 Çarşamba

Gezi İstanbul Brasserie -Kahvaltı-

     Yine güzel bir günde ev sahipliğini Aynur Kıran'ın yaptığı Göktürk'teki Gezi
İstanbul' da blogger arkadaşlarla kahvaltı yapmak üzere buluştuk. Kahvaltı da  Gezi İstanbul'un genel Koordinatörü Betty Lembi ve Pazarlama İletişim Direktörü Aysal Tasçı da hoş sohbetleriyle bizi yalnız bırakmadılar.


     Gezi İstanbul Taksim'den sonra Gezi İstanbul Göktürk de aynı konseptte Mayıs ayında hizmete açılmış. Gezi İstanbul Brasserie Göktürk Şubesi hafta sonları zengin kahvaltı menüsü ile nefis lezzetler sunuyor.


     Kahvaltıya başlamadan önce mis gibi ekmek kokusu sizi karşılıyor. Ekmekler özel karışım unlardan ekşi maya kullanılarak kendi fırınlarında özel yapılıyor.  Ekmek çeşitlerinin yanısıra Pizzalar da aynı fırında pişiriliyor. Lezzetler ayrı güzel, ateşin seyri ayrı güzel.
     Kahvaltı için masaya gelen peynirlerin hepsi yöresinin güzelliğinde. 12 çeşit peyniri Şef Necdet Tunca'nın  bilgileri eşliğinde tatma lüksüne sahip olduk.


      Gezi İstanbul Taksim'de haftanın 7 günü kahvaltı sunulurken, Gezi İstanbul Göktürk'te hafta sonları kahvaltı sunuluyor.
      Peynir ve zeytin çeşitleri, tereyağ, bal-kaymak, çay  ayrıca yöresel kuymak, pancake, yoğurt vs. gibi kahvaltının demirbaşları dışında, Şefin Mevsim Meyveli Granola ve Eggsbenedick gibi spesiyalleri harikaydı.  Çikolatalı kruvasan ise tek kelimeyle süperdi.


     Serpme kahvaltı fiyatları 35-40 tl .
     İster Gezi İstanbul Taksim'e, ister Gezi İstanbul Göktürk'e gidin aynı kalitede hizmet alacağınızdan emin olabilirsiniz.



GEZİ İSTANBUL ŞİMDİ YEPYENİ…
3o yıllık GEZİ İSTANBUL birikimiyle
Taksim ve Göktürk’ün kalbinde
çok şık ve fark yaratacak iki Brasserie

Her şey %100 doğal, %100 katkısız, %100 taze, %100 el yapımı


İlk olarak 1987 yılında İstanbullulara hizmet vermeye başlayan Gezi Patisserie, yeme-içme kültürüyle ilgili İstanbulluların iyi bildiği bir marka. Gezi Patisserie, uzun yıllar boyunca Avusturya pastaları, Belçika’dan ithal edilen en iyi kuvertürlerle üretilmiş %100 el imalatı çikolataları, Fransız ve Türk geleneksel hamur işlerinin en lezzetli örneklerini üretmesiyle ünlendi. 2001 yılında İç mimar Tülin Kıran ve Y. Mimar M. Hakan Kıran’ın devraldığı Gezi Patisserie artık Gezi İstanbul ismiyle sadece pastane olarak değil, brasserie ve restaurant konseptiyle de İstanbulluların; özellikle entelektüel ve aydın lezzet düşkünlerinin en sevdiği uğrak noktalarından biri haline geldi.

Gezi İstanbul, 15 yılın verdiği deneyim ve talepler doğrultusunda 2014 yazında misafirlerine yenilenmiş bir mekânda ve yüksek standartlarda hizmet sunabilmek için yeniden yapılanma sürecine girdi. Öğlen saatlerinin yıllardır vazgeçilmezi olan Talip Usta’nın enfes özgün Türk ev mutfağına, Yılmaz Usta’nın eşsiz çikolata ve pastane lezzetlerine yepyeni lezzetler de eklendi.

Gezi İstanbul’un 15 yıllık deneyimli mutfak ekibiyle birlikte girilen bu yeni yapılanma sürecinde; aynı disiplin ile gene tüm ürünlerde %100 doğal, %100 katkısız, %100 taze, %100 el yapımı felsefesi benimsendi. 2014 yılında yapılan bu büyük atak ile artık çok daha üst bir noktada hizmet vermeye başlayan Gezi İstanbul, Taksim şubesinin üst katında Garlic Restaurant & Bar’ı da bünyesine kattı.

Mayıs ayında yeni konsepti ile kapılarını açan Gezi İstanbul Taksim’in ardından Gezi İstanbul Göktürk de aynı konseptte hizmete açıldı. Haftanın 7 günü her sabah 08.00’de servise başlayan Gezi İstanbul Brasserie Göktürk şubesinde, hafta sonları zengin kahvaltı menüsü seçenekleri de bulunuyor.