ada kek

30 Nisan 2016 Cumartesi

Baby Shower Partisi

  Her doğan gün hayatın devam ettiğini, her doğan çocukda Tanrı'nın hala bizlerden umut kesmediğini gösterir.
  En heyecanlı bekleyiş dünyaya yeni gelecek bir bebeği beklemektir bence. Sevgili Fatma Samsa ikinci kez anne olmak üzere.... Bu heyecan ve sevincini harika bir Baby Shower Partisi ile bizlerle paylaştı.


     Partinin organizasyonu Naz Events tarafından yapılmış hayran kaldım. Renk uyumu çok isabetli olmuş. Bir erkek bebek geleceğini hemen anlıyorsunuz, ancak bu öyle her yere bebe mavisi doldurularak yapılmamış.  Gold ile mind yeşili ortama çok sakin bir hava vermiş.



     Şımarık tatlar, şık bir pasta ve makoronlar ile aynı uyumu devam ettirmiş.
     Parti Şişli'de bulunan  La Sagrada Hotel İstanbul'un teras katında güzel bir manzara eşliğinde yapıldı.Herkesin rahatlıkla sohbet yapabileceği rahat koltuklar ve çalışanların çay kahve servisleri çok memnuniyet vericiydi.


    Tatlı sohbetler ve güzel ikramlar eşliğinde Sevgili Fatma bu güzel heyecanı ile hoş bir gün yaşatmanın yanı sıra, bizlere özenle seçilmiş güzel hatıralar ve hediyeler hazırlamış.


    Bana armağan edilen etaminnak tarafından yapılmış çerçeveli bir cupcake işlemesi hemen mutfağımda yerini aldı.

    Ayrıca online içecek, activa, ecoledeprovence ve  Revox bizler için güzel ürünler hazırlamışlar. Bu güzel ve şık hediyeler için çok teşekkür ederim.

     İkinci kez anne olmaya hazırlanan Fatma Samsa'nın Baby Shower Partisi'ni Sosyal Medya'dan #tarcıneventsbabyshower  ve #aliarasgeliyor  etiketleriyle takip edebilirsiniz.
     Ali Aras'ın sağlıkla dünyaya gelmesi dileğiyle.

29 Nisan 2016 Cuma

Anatolian Vineyards

     Sevgili Serkan Karagöz-Konuşankalem' in daveti ile Anatolian Vineyards Şarap Okulu'da  arkadaşlarla buluştuk.
     Nasıl bir ortamda eğitim alacağımızı doğrusu merak ediyordum,  sevgili Konuşankalemi arayıp birazda yol yorgunu olmam sebebiyle (kaytarmak için açıkçası) sorular sordum. Gayri ciddi olacaksa gitmem diye düşündüm.
     Ama ne mümkün, uzunca bir masa hazırlanmıştı bizim için. Üzerinde her birimiz için içinde  acı, tatlı, asit ve tuz su bulunan 8'er adet kadeh bizleri bekliyordu.


    Eğitimcimiz Jean Luc Colin çok uzun yıllardır Türkiye'de yaşadığı için bize Türkçe olarak harika bilgiler verdi.
   İlk olarak  acı, tatlı, tuzlu ve asitli su dolu kadehlerden tadımlar yaptık. Ve bu tatları dilimizin hangi noktası ile hissettiğimizi öğrenmeye çalıştık.
      Biliyor musunuz?  Şimdiye kadar üzerinde hiç düşünmemiştim. Tuzu dilimizin ucunda hissettiğimizi, asidi (yani ekşi-limon vs.) dilin alt ve yanlarıyla hissettiğimizi, şekeri yine tuz gibi dilin ucunda hissettiğimizi, acıyı da dilin arka tarafında hissettiğimizi . Sonra beynimize ilettiğimizi.         Sizler bu konuda düşündünüz mü hiç?


    Bir diğer kadehteki içeceğimiz Tanen. Net bir şekilde içtiğimiz bu tanenli su bir odunun tadını nasıl olduğunu öğrenmemizi sağladı. Diş etlerimizi ısırdı, ağzımızı kuruttu.
    Daha sonra minik parfüm şişelerinde ki esansları koklayarak tanımaya çalıştık. Böğürtlen kokusundan akasya kokusuna, karabiber kokusundan badem kokusuna kadar,  14 adet kokuyu tanımaya çalıştık. İtiraf etmeliyim ki bu kokuları tanımakta çok başarılı değildim.


     Tüm bu öğretilerden sonra, bu güzel insanlarla şarap tadımı hakkında daha bir çok bilgi edindik.


     Şişe mantarının nasıl doğru bir şekilde çıkarılacağından, hangi şarabın hangi karaf veya bardağa konulacağından, sıcak ve soğuk sunum bilgilerinden, hangi yemeklerin hangi şaraba eşlik etmesinin uygun olacağına kadar, Jean Luc Colin Bağdat Caddesi üzerine bulunan şarap okulunda sertifikalı eğitimler veriyor.


     Sevgili konuşankalem Serkan Karagöz'e bu farklı gün ve eğitim için teşekkür ediyorum.
   

26 Nisan 2016 Salı

Zeytinyağı'na Yolculuk-Duyusal Analiz(tadım)

     The Peak Hotel İstanbul'da düzenlenen  (Zeytinyağı'na Yolculuk Duyusal Analiz(tadım) eğitimi programına sevgili Oya Emerk'in daveti üzerine katıldım.
     Zeytinyağı Tadım Uzmanı Serdar Öçten Ünsal Zeytinyağı hakkında bildiklerimize başka bir boyut getirdi diyebilirim. Doğru bildiğimiz yanlışlar, bilmediklerimize cevaplar ve duyusal tadım.


     Ülkemizde üretilen 12 çeşit zeytinyağı ile tadımlar yaptık. Kusurlu ve kusursuz zeytinyağını tadarak öğrenmeye çalıştık.
     Bu arada tabi ki zeytinin, zeytinyağı olma aşamalarında ne gibi işlemlerden geçtiği,  üretim aşamasındaki hijyenden, makinalarda ki  sıkım teknikleri ve zamanları hakkında da epeyce etraflı bilgiler aldık.


     Ancak bu konularda fabrikaya gitme veya görme gibi pek şansımız olmadığından bu konulardan bahsetmek istemiyorum.
     Bir tüketici olarak  kaliteli ürünü ayırt etmek hepimiz  için çok önemli olmalı diye düşünüyorum.
     İşte bu nedenle sizlere bu eğitimde aldığım bilgiler ve eski bir zeytin toplayıcısı olma sıfatıyla bildiklerimi aktarmak istedim.


     Zeytin toplama öyle kolay bir iş değil. Zeytinin Yeşil-Ala olduğu dönemin zeytinyağı çok lezzetli olur. Genelde kasım ayından, ocak ayına kadar toplama yapılsa da, makbul olan kasım ayı sonuna kadar toplanan zeytinlerden elde edilen zeytinyağıdır.
     Kasım ayından itibaren ağaç dinlenir ki yeni yıla nefasetli zeytinler yapsın. Öyle zahmetli de değildir zeytin ağaçları, yılda 4 kez sulama yapsanız yeterli.
     Zeytinyağı için toplanan zeytinlerin kaliteli yağ verebilmesi için bir diğer şartta ezilmeden 20-25 kg lık açık kasalara toplanması, çuval kullanılmaması ve birde 6 saat içinde sıkıma giderse işte şahane lezzet ve nefaset...


     Toplanan zeytinler  artık bu günkü olanaklarla +5 derece de depolanıp aynı tazeliğini koruyarak sıkıma gidebiliyor.
     Size bir yarışma sorusu...Ülkemizin bir ili dışında her yerde zeytin yetişir. Zeytin yetişmeyen ilimiz....RİZE  (çünkü aşırı nemde zeytin yetişmiyor) bu gün öğrendim bende.
     Zeytin ağacı Nisan ayında çiçekleniyor, üstelik zeytin ağacını taşımak da mümkün, zeytin ağacı yaşlansa da, içi boşalsa da zeytin vermeye devam eder.  Bunlar öğrendiğim birçok bilgiden minik bir kısım.


     Zeytinyağının faydalarını yazmaya gerek duymadım. o kadar fazla ki gözümüzü kapatıp her daim kullanabileceğimiz bir ürün. Yeter ki bazı kurallara uyalım. Örneğin:
    - Asla plastik ambalajlarda zeytinyağı almayalım. Çünkü zeytinyağı plastik ambalajların içerisindeki kimyasalları çözer ve zeytinyağına geçirir o yüzden aslaa... diyoruz.
     - Kesinlikle koyu renk cam şişede alıyoruz yağımızı. Şayet 5 kg lık teneke ambalajda almak istiyorsak, hemen eve gelip litrelik koyu renk camlı şişelere boşaltıyoruz.
     - Mantar kapaklara red, çünkü hava alır ve zeytinyağımız bozulur.
     - Rafta direk güneş ışığı alan zeytinyağını da almıyoruz, çünkü güneş yağımızı oksidasyona uğratır ve bozar.
    - Mutlaka etiket okuyoruz. coğrafi işaretine, hasat yılına, son kullanma tarihine dikkat ediyoruz.
    - Evimizde karanlık, serin, rutubetsiz ortamda muhafaza ediyoruz.
 

    - Naturel sızma zeytinyağımızı aldık mutfaktayız , sıra geldi tadıma...Önce koklamalıyız, çok derinden taze biçilmiş çimen, çağla, badem, yeşil elma, domatesin yeşil dalı, muzun yeşil kabuğu, enginar ile bezelye  kokularından mutlaka birisini almalısınız.
     - Zeytinyağından bir yudum alıyoruz, sakın hemen yutmayın.....dilinizin üzerinde , damağınızda gezdirin, burukluk badem veya olmamış yeşil zeytin acılığını dilinizin yan bölgelerinde hissediyorsanız...... tamam.
    - Boğazınızda karabiber acılığında bir yanma ve yakıcılık oluyor ama yemek borunuza inmiyorsa da ....tamam.
     İşte doğru sızma zeytinyağına ulaştınız.
     Bu eğitimle çok güzel bilgiler tecrübeler edindik.


     Hatta size diyebilirim ki çok profosyonelce olmasa bile, bir zeytinyağını tadarak kusurlarının ne olduğunu, hangi yağın depoda bekleyen zeytinden olduğunu, hangi yağın siyah zeytinden yapıldığını, olgunlaşmanın hangi evresinde toplandığını, hatta yerden mi, daldan mı toplandığını ve aşağı yukarı yöresini ayırt edebilirim.

     Bu bilgileri 1 saat içinde 12 adet yarım bardak yağ içerek ve Prof.Dr. Beraat Özçelik ve Tadım Uzmanı Serdar Öçten Ünsal'ın engin bilgi dağarcıklarından gün boyu verilen bilgilerle kazandım.
     Tabi ki uzun tecrübelerle deneyimleyerek bu bilgiler daha doğru hale gelecektir.

     Son dip not, yemek pişirmeye az yağ ile başlanılmalı, piştikten sonra yemeğimiz ılıkken çiğ yağı üzerine ilave etmelisiniz, İşte... harika lezzet edinmenin minik bir yolu.
    Bu güzel günde emeği geçen herkese teşekkürler.
     

24 Nisan 2016 Pazar

EVDE PRATİK SUCUK YAPMAK

     Merhabalar müthiş bir Kayseri gezisinden sonra evde bir Kayseri Sucuğu yapmamak olmaz değil mi?
     Harika çemen ve sucuk baharatları aldım. Kayseri'de artık oranlarına göre baharatlar hazırlanmış olarak satılıyor. Büyük bir kolaylık. Yalnızca kıyma ve sarımsak ilavesiyle mis gibi ev sucuğu hazır.




     Bende bu kolaylıktan faydalanmak istedim ve bu fırsatı kaçırmadım tabi ki.
     İsterseniz hazır paketten yararlanırsınız ölçüye ihtiyacınız olmadan, böyle bir şansınız yoksa işte  malzemeler. 




Malzemeler
  • 1 kilo orta yağlı kıyma (bir kez çekilmiş)
  • 20 gram acı toz biber
  • 40 gram tatlı toz biber
  • 25 gram kimyon
  • 60 gram ayıklanmış sarımsak
  • 20 gram tuz
  • 10 gram yenibahar
  • 200 gr içme suyu
  • 5 er gram tarçın,karanfil,zencefil (isteğe bağlı)
  • Streç film

Yapılışı
  • Sarımsağı havanda iyice ezeriz, baharatları elekten geçiririz.
  • Kıyma ilave ederek, azar azar döktüğümüz su ile malzemeler birbirlerine iyice tutunana kadar yoğururuz.
  • Buzdolabında en az 3 saat kadar dinlendiririz.
  • Hafifçe tekrar yoğurduktan sonra, istediğimiz miktarda parçalara ayırıp, streç film ile sıkıca sararak rulo haline getiririz
  • Yine dolapta 3 saat kadar bekleterek, derin dondurucuya kaldırıp, arzu ettiğimiz zaman ister ızgara da, isterseniz yumurta ile şahane mis gibi kendi sucuğunuzu ikram edebilirsiniz.
  • Afiyetler olsun.

23 Nisan 2016 Cumartesi

ENGİNARLI SOS

     Bahar mevsiminde serin-ekşi tatlar harika olur. Gezi sonrası eve geldiğimde bir sürprizle karşılaştım. Şahane enginarlar ve limonlar taaa..., Kıbrıs'lardan özel gönderilmiş. Kıbrıs Yeşili'ne teşekkür ediyorum.
     Kıbrıs'ın Enginarlarına ve limonlarına olan aşkımı diğer illerin sebze ve meyveleri kıskanmasın, onları da seviyorum. Ama Kıbrıs limonları misler gibi kokar,  Enginarları elma gibi yenir.
      Kıbrıs'tan gelirken limonları valizim de kıyafetlerimle birlikte misler gibi kokarak getiririm. Deneyin isterim.
      Enginarların minik olanlarını hiç pişirmeden meyve gibi yemek mükemmel olur. Bunu da deneyin isterim.


     Enginarların 2 tanesi ile harika bir sos yaptım bu kez. İster meze gibi tabakta sunun, ister kızarmış bir dilim ekşi mayalı ekmeğin üzerinde deneyin.
      Muhteşem lezzetin herkes tarafından sevileceğini, olumlu eleştiriler alacağını düşünüyorum.


     Malzemeler
  • 2 adet orta boy taze enginar
  • 1 adet limon
  • 1 küçük patates
  • 100 gram ezine peyniri
  • 1 çay kaşığı tereyağı
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 4 yaprak taze fesleğen veya 3 dal dereotu
  • Tuz-pulbiber


Yapılışı
  • 1 su bardağı suyu tencereye koyup, içerisine 1 tam limonun suyunu ve tuzu ilave ederiz.
  • Enginarları soyduktan sonra hemen limonlu suya atarız.
  • Patatesinde kabuklarını soyup, doğradıktan sonra ilave ederiz.
  • Kapağı kapalı olarak kısık ateşte yumuşayıp çok az suyu kalana kadar haşlarız.
  • Ilıkken rondoya alıp içine tereyağ, peynir ve fesleğeni ilave eder, sos kıvamı olana kadar çekeriz.
  • Servis tabağına alıp üzerine zeytinyağı gezdiririz.
  • Afiyetler olsun.


16 Nisan 2016 Cumartesi

Ataşehir Çınaraltı Mangalbaşı

      İstanbul' da haftasonu  hava güzel olsa da, olmasa da  ne yapılır diye düşünmeyin.  Sevgili KonuşanKalem Serkan Karagöz yine bizi harika bir mekanla tanıştırdı. İstanbul'da haftanın her günü mangal yapmak mümkün dedik ve...


     Ataşehir Palladium  yanında şahane bir mekanda blogger ve gurme arkadaşlarla bir araya geldik.
İstanbul'da en büyük mangalbaşı artık Ataşehir de Çınaraltı Mangalbaşı nda.


     3 katlı aynı zamanda 1000 kişiye hizmet verebilecek büyüklükte, 125 adet mangalbaşı masası mevcut.
     Biliyor musunuz?..
     14 saat boyunca ateşini koruyan fındık kabuklarıyla mangallar hazırlanıyor. İs ve duman kokusu yok, her şey düzenli ve tertemiz.  Sabah 11 de mangallar hazır taaa.... gece 02 ye kadar keyif yapmanız da mümkün.


         Şahane manzaralı bir terası da mevcut olan Çınaraltı Mangalbaşı nda her şey düşünülmüş.
         Çocuklar için özel bölüm yapılma aşamasında. Lokasyonu şahane araba parkı içinde hiç bir sorun bulunmuyor. Üstelik E-5 e çok yakın Palladium AVM ye alışverişe gelip, hemen 30 metre ileride de şahane mangalbaşı yapın derim.


     Gelelim lezzetlere  ..... Gidiyorsunuz  et, meze, zeytinyağlılar ve salatalardan oluşan şahane  bir vitrin sizi bekliyor. Özenle seçilmiş malzemeler le günlük olarak hazırlanan istediğiniz eti, ciğeri, mantarı, sucuğu, mezeyi vs..... ne isterseniz, enginarın dan, fasulye dilmesine kadar  kendi menünüzü oluşturabiliyorsunuz.


     Özel seçilmiş 80 kişi çalışanı ile kendinizi harika konforlu bir aile masasında hissedeceksiniz.


     Etler, Balıkesir ve Afyon'dan sucuklar özel yapım. Yaprak ciğeri, özellikle denemenizi isterim çünkü çok lezzetliler. Soğan Halkaları, biber ve domates mangalda süper . Ancak eksik olan bir şey vardı . Sarmısak, mangalın şahane lezzetlerinden  oysa ki.


     Künefe için özel şefleri olan Çınaraltı Mangalbaşı'na yanlızca künefe için bile gidebilirsiniz. Kararında şerbeti ile şahane lezzet yakalanmış.
     Mekanda şarjınız mı bitti? Priz aramayın hemen masanıza powerbank geliyor. Sizin için herşey düşünülmüş.


     Bu güzel Mekanla tanıştıran sevgili Serkan Karagöz ile  bizi her konuda bilgilendiren İşletme Müdürü Samet Kızılsavaş'a , tüm çalışanlara ve beni unutmayan sevgili Selma Mollaoğlu'na teşekkürler.
      Aşağıdaki iletişim bilgilerinden mekana ulaşabilirsiniz.
      Her daim aynı kalitede kalmaları dileğiyle.

    Ataşehir Çınaraltı Mangalbaşı
    Tel    : 0 216 575 44 44
    Adres: Barbaros Mah. Halk Cad.
               No:33 Ataşehir


     

10 Nisan 2016 Pazar

İçi Çikolatalı Kurabiye

     Kahve içmeyi sevenler mutlaka bu kurabiyeleri de sevecekler.
Bir minik kare çikolata ile kurabiye birleşti.. Bir nevi ara öğün benim için.
     Kalorisini sormayın, ara sıra tam buğday unu ile yapıp kendimi kandırdığım doğrudur. İsterseniz sizde deneyebilirsiniz.


Malzemeler
  • 1 yumurta
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 8 yemek kaşığı toz şeker
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 paket çikolata sosu
  • 1 paket vanılya 
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı mısır nişastası
  • 2,5 su bardağı un
  • 2 paket bitter çikolatası (karelere bölünmüş)

Yapılışı
  • Çikolatalar dışında tüm malzemelerle ele yapışmayacak şekilde yumuşak bir hamur yaparız.
  • Hamurumuz ele yapışıyorsa yarım bardak daha un ilave ederiz.
  • Ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yassılaştırarak ortasına 1 parça çikolata koyarak kapatıp yuvarlar, tekrar yassı hale getirip pişirme kağıdı serili tepsiye yerleştiririz.
  • Üzerine bıçakla çentikler atıp, 180 derece ısınmış fırında 15 dakika kadar pişiririz.
  • Soğuduktan sonra kıtırlaşan kurabiyeleri tepsiden alarak servis yaparız.
  • Afiyetler olsun.

3 Nisan 2016 Pazar

Kıymalı Kolay Kumpir

     Evde Kumpir keyfi yapmak harika. Üstelik içine mayonezler, aşırı kalorili salamlar, sosisler ilave etmeden güzel bir lezzet yakalayabiliriz.
    Fazla uğraş gerektirmeden herkesin rahatlıkla yiyebileceği  Kumpir tadında güzellik.


Malzemeler 
  • 3 adet biraz iri patates
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 çay bardağı ılık süt
  • 300 gr dana kıyma
  • 1 kuru soğan
  • 3 sivri biber
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ 
  • Tuz-karabiber
  • 100 gr kaşar peyniri


Yapılışı 
  • Patatesler güzelce yıkandıktan sonra fazla yumuşak olmadan haşlanır. 
  • İç kısımları, kenarlarının biraz kalınca kalamasa dikkat edilerek,  bir kaşık yardımıyla çıkarılır.
  • İç kısımlarından çıkan patateslerin fazla soğumasına izin verilmeden, tereyağ  ve süt ile ezilerek püre haline getirilir.
  • Diğer taraftan kıyma, soğan, biber ve yağ ile kavrulur ve kumpirin  iç kısmı oluşturulur.
  • İçi oyulan patateslerin içleri hafif tuzlanarak,  kıymalı iç ile doldurulur. İç kenarlarına kaşar peyniri  yerleştirilir.
  • Önceden hazırlanan püre ister kaşık yardımıyla, isterseniz de sıkma torbasına konularak Kumpir lerin üzerini kaplayacak şekilde ilave edilir.
  • 180 derece ısınmış fırında 20 dakika kadar pişirdikten sonra, üzerine arzu ederseniz baharat ilavesi ile sıcak olarak servis edebilirsiniz.
  • Afiyetler olsun.